Kurdipedia ist die grösste Quelle für Informationen
Über Kurdipedia
Kurdipedi Archivare
 Suchen
 Registrierung der Artikel
 Instrumente (Hilfsmittel)
 Sprachen
 Mein Konto
 Suche nach
 Gesicht
  Dunkle Situation
 Standardeinstellung
 Suchen
 Registrierung der Artikel
 Instrumente (Hilfsmittel)
 Sprachen
 Mein Konto
        
 kurdipedia.org 2008 - 2026
Bibliothek
 
Registrierung der Artikel
   Erweiterte Suche
Kontakt
کوردیی ناوەند
Kurmancî
کرمانجی
هەورامی
English
Français
Deutsch
عربي
فارسی
Türkçe
עברית

 Mehr...
 Mehr...
 
 Dunkle Situation
 Slide Bar
 Schriftgröße


 Standardeinstellung
Über Kurdipedia
Zufälliger Artikel!
Nutzungsbedingungen
Kurdipedi Archivare
Ihre Kommentare
Benutzer Sammlungen
Chronologie der Ereignisse
 Aktivitäten - Kurdipedia
Hilfe
 Mehr
 Kurdische Namen
 Klicken Sie auf Suchen
Statistik
Artikel
  585,829
Bilder
  124,291
PDF-Buch
  22,115
verwandte Ordner
  126,242
Video
  2,187
Sprache
کوردیی ناوەڕاست - Central Kurdish 
317,066
Kurmancî - Upper Kurdish (Latin) 
95,606
هەورامی - Kurdish Hawrami 
67,732
عربي - Arabic 
43,981
کرمانجی - Upper Kurdish (Arami) 
26,637
فارسی - Farsi 
15,802
English - English 
8,530
Türkçe - Turkish 
3,830
Deutsch - German 
2,032
لوڕی - Kurdish Luri 
1,785
Pусский - Russian 
1,145
Français - French 
359
Nederlands - Dutch 
131
Zazakî - Kurdish Zazaki 
92
Svenska - Swedish 
79
Español - Spanish 
61
Italiano - Italian 
61
Polski - Polish 
60
Հայերեն - Armenian 
57
لەکی - Kurdish Laki 
39
Azərbaycanca - Azerbaijani 
35
日本人 - Japanese 
24
Norsk - Norwegian 
22
中国的 - Chinese 
21
עברית - Hebrew 
20
Ελληνική - Greek 
19
Fins - Finnish 
14
Português - Portuguese 
14
Catalana - Catalana 
14
Esperanto - Esperanto 
10
Ozbek - Uzbek 
9
Тоҷикӣ - Tajik 
9
Srpski - Serbian 
6
ქართველი - Georgian 
6
Čeština - Czech 
5
Lietuvių - Lithuanian 
5
Hrvatski - Croatian 
5
балгарская - Bulgarian 
4
Kiswahili سَوَاحِلي -  
3
हिन्दी - Hindi 
2
Cebuano - Cebuano 
1
қазақ - Kazakh 
1
ترکمانی - Turkman (Arami Script) 
1
Gruppe
Deutsch
Biografie 
275
Plätze 
112
Parteien und Verbände 
1
Veröffentlichungen 
6
Archäologische Stätten 
1
Bibliothek 
398
Kurze Beschreibung 
1,158
Märtyrer 
20
Dokumente 
58
Video 
2
Die Frauenfrage 
1
Repositorium
MP3 
1,498
PDF 
34,738
MP4 
3,837
IMG 
234,380
∑   Alles zusammen  
274,453
Suche nach Inhalten
Aydınlar Hakkında…
Gruppe: Kurze Beschreibung
Artikel Sprache: Türkçe - Turkish
Jeder Winkel des Landes, von Ost nach West, von Nord nach Süd... wird zu einer Quelle der Kurdipedia!
Teilen Sie
Copy Link0
E-Mail0
Facebook0
LinkedIn0
Messenger0
Pinterest0
SMS0
Telegram0
Twitter0
Viber0
WhatsApp0
Rangliste Artikel
Ausgezeichnet
Sehr gut
Durchschnitt
Nicht schlecht
Schlecht
Zu meinen Favoriten hinzufügen
Schreiben Sie Ihren Kommentar zu diesem Artikel!
Geschichte des Items
Metadata
RSS
Suche im Google nach Bildern im Zusammenhang mit dem gewählten Artikel!
Googeln Sie das ausgewählte Thema.
کوردیی ناوەڕاست - Central Kurdish0
Kurmancî - Upper Kurdish (Latin)0
English - English0
عربي - Arabic0
فارسی - Farsi0
עברית - Hebrew0
Deutsch - German0
Español - Spanish0
Français - French0
Italiano - Italian0
Nederlands - Dutch0
Svenska - Swedish0
Ελληνική - Greek0
Azərbaycanca - Azerbaijani0
Catalana - Catalana0
Čeština - Czech0
Esperanto - Esperanto0
Fins - Finnish0
Hrvatski - Croatian0
Lietuvių - Lithuanian0
Norsk - Norwegian0
Ozbek - Uzbek0
Polski - Polish0
Português - Portuguese0
Pусский - Russian0
Srpski - Serbian0
балгарская - Bulgarian0
қазақ - Kazakh0
Тоҷикӣ - Tajik0
Հայերեն - Armenian0
हिन्दी - Hindi0
ქართველი - Georgian0
中国的 - Chinese0
日本人 - Japanese0
İsmail Beşikçi
İsmail Beşikçi
‘#Kürd# Aydınları’ yazısından sonra, Roşan Lezgin’den bir mesaj aldım. Bu mesajında Roşan Lezgin, yazıda, ‘aydın’ kavramının geniş tutulduğunu ima ediyor, okur-yazar olan, bu çerçevede bazı görevler ifa eden herkese ‘aydın’ diyebilir miyiz? ‘Aydın’ kimdir, ne iş yapar? diye soruyordu. Roşan Lezgin şunları söylüyordu:
Örneğin, Kürtlerle ilgili herhangi bir aktivite, gece, miting falan düzenleyen, katılan, bir harekete üye olan, diyelim ki sosyalist düşünce sistemine sempati duyan, bunu benimseyen, işte sosyalizm iktidarı için çalışmalar yapan biri aydın olur mu?
Aydın kavramının yaklaşık tarifi nedir, kim aydındır? Bu, gerçekten kafamı kurcalayan bir sorudur. Acaba herhangi bir şey yazan, herhangi bir aktivist de aydın mıdır?
Roşan Lezgin, bu eleştirilerinde haklıdır. Bu, ‘aydın’ kavramını yeniden ele almayı gerekli kılmaktadır.
Okur-yazar olduğu için bazı çalışmalar yapan, örneğin, gece düzenleyen, bildiriler yazan, konferanslar, paneller, mitingler, yürüyüşler vs. düzenleyen, bu eylemlere katılan, buralarda konuşan, siyasal partilere, sivil toplum kurumlarına üye olan, sosyalist düşünce ve sosyalist iktidar için mücadele eden her kişi, şüphesiz aydın değildir.
Aydın, Kürdistan gibi, dönemin emperyal güçleri ve bölgenin güçlü devletlerinin işbirliğiyle bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış bir toplumda çok önemli bir toplumsal ve tarihsel kategoridir. Örneğin, Abdurrahman Paşa, Mir Muhammed, Bedirxan, Ubeydullah Nehri, Mele Selim, Koçgiri, Şêx Said, Ağrı-Zilan, Sason, Dersim direnişi dönemlerinde güçlü bir aydın varlığı olsaydı, süreç şüphesiz, çok farklı gelişirdi. Babanzade Ahmed Naim (1872-1934), Babanzade İsmail Hakkı (1876-1913), Abdullah Cevdet (1869-1932), Memduh Selim (-1976), Müküslü Hamza (1891-1958), Motkili Halil Xayali (1876-1926), Liceli Ahmed Ramiz (1878-1940), Bediüzzaman Seîdê Kurdî (1877-1960), Kemal Fevzi (1891-1925), Mevlanzade Rifat (1869-1930), Süreyya Bedirxan (1883-1938), Celadet Ali Bedirxan (1893-1951), Kamuran Ali Bedirxan (1895-1978), Kadri Cemil Paşa (1891-1973) , Ekrem Cemil Paşa (1891-1974), Nuri Dersimi (1893-1973), Osman Sabri (1905-1993) Cîgerxwin (1903-1984) gibi Kürd aydınlarının varlığı, Kemal Fevzi’nin 1925’de idam edildiği elbette biliniyor. Ama bu Kürd aydınlarının çoğunun bölge dışında olması milli bilinçlerinin yeterince gelişmemiş olması, aydınların etkisini yetersiz kılmıştır.
Bu dönem, Kürd aydınlarının çoğundan söz ederken, onların kimliğini, düşüncelerini, eylemlerini, Kürdlükten önce İslam’ın sonra da Osmanlı’nın belirlediğine de işaret etmek gerekir. Sıralama şöyle yapılabilir: İslam, Osmanlı, Kürd. (bk. Murat Issı, Kürt Milliyetçiliği, İlk Kürt Gazetelerinde, Siyasal Kavramlar ve İslam, (1898-1918), Peywend Yayınları, 2021, Van, s. 61 vd. s. 173 vd.)
İbrahim Küreken’in, adı muhtemelen Tarih Okumaları olacak bir çalışması var. Bu incelemenin yakında tamamlanması planlanıyor. İbrahim Küreken’in bu incelemesinde, yukarıda belirtilen konular ayrıntılı bir şekilde irdeleniyor, analiz ediliyor.
* * *
Osmanlı egemenliği altındaki Balkan halkları birer birer bağımsızlaşmışken, geriye kalanlar da bağımsızlaşmaya çalışırken, o dönemde, #Kürdler#deki bu Osmanlı hayranlığını ‘vurdumduymazlık’ olarak değerlendirmek gerekir. Mekke ve Medine’deki Müslüman Araplar bile Osmanlı’dan, padişahtan kurtulmak için İngilizlerle işbirliği yaparken, Kürdlerin, Padişahın, Halifenin yanındayız, Padişah’ı, İslamı, Halife’yi kurtarmak için bütün olanaklarımız seferber ederiz, türü açıklamalar yapmaları, Kürdlerin, Kürdistan’ın kurtuluşuna hizmet etmemiştir.
* * *
Kürdistan gibi, dönemin emperyal güçleri ve bölgenin güçlü devletlerinin işbirliğiyle bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış, bütün ulusal ve demokratik hakları gasbedilmiş, Kürd toplumu olmaktan doğan bütün hakları yok sayılmış bir toplumda aydın, resmi ideolojiyi eleştirebilen bir kişidir.
Bu tarif çerçevesinde aydın kavramının yine geniş tutulduğu söylenebilir. Osmanlı, İttihat ve Terakki, Mustafa Kemal tarafından dile getirilen resmi ideolojinin eleştirilebilmesi için, Osmanlı’nın, İttihat ve Terakki’nin, Mustafa Kemal’in, Kürdlere, Kürdistan’a ilişkin düşüncesinin, niyetinin iyi bilinmesi gerekir. İttihat ve Terakki’nin, daha sonra da Mustafa Kemal’in, Kürdlere, Kürdistan’a ilişkin düşüncesi, niyeti kısaca şudur: Kürdler eliyle, Kürdistan’ı, Kürdleri yok etmek. Ta 1920’lerde, politikanın, uygulamanın böyle oluşturulduğu yakından bilinmelidir. Bu yoketme sürecinin Kürdler eliyle gerçekleştirilmesi elbette çok önemlidir. Ama yukarıda isimleri belirtilen kişilerin çoğu tarafından İttihat ve Terakki’nin özellikle Mustafa Kemal’in düşüncesinin, niyetinin farkedildiği kanısında değilim. Bu kişilerin çoğunda milli bilinç eksikliğini görmek çok kolaydır. Milli bilinç eksikliğinden dolayı Mustafa Kemal, bu Kürdleri, mevki-makam, unvan, rütbe vererek, milli sorunu düşünmelerini öteleyerek kendisine bağlayabilmiştir.
Kürdler eliyle Kürdleri, Kürdistan’ı yok etmek… Hatırlayalım, Abdüsselam Barzani (1868- 1914), Süleyman Nazif (1870-1927) tarafından, Musul’da, idam edilmemiş miydi? Mehmet Şükrü Sekban’ı (1881-1960) nasıl değerlendirmek gerekir?
Bitlis milletvekili Yusuf Ziya’nın (1882-1925), 3 Kasım 1922’de, Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı, ‘Kürdler bir şey istemiyor, Kürd demek Türk demektir, Türk demek Kürd demektir, her iki halk birbirine et-tırnak gibi bağlıdır’ konuşması ve 14 Nisan 1925’de, Cibranlı Halid’le (1882-1925) birlikte asılması, o dönem, Kürdler için ibret verici olmalıdır.
* * *
Resmi ideoloji herhangi bir ideoloji değildir, devletin idari ve cezai yaptırımlarıyla korunan ve kollanan bir ideolojidir. Resmi ideolojiyi eleştirdiğiniz zaman bazı idari ve cezai yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz. Bu çok büyük bir olasılıktır. Bütün toplumlarda ideoloji vardır. Demokratik Batı toplumlarında da ideoloji vardır. Ama resmi ideoloji çok farklı bir ideolojidir. Demokratik Batı toplumlarında resmi ideoloji yoktur. Resmi ideoloji demokratik olmayan toplumlarda söz konusu olur. Demokratik olmayan toplumlarda ifade özgürlüğü kısıtlıdır.
Demokratik olmayan toplumlarda, düşün, bilim, sanat hayatı resmi ideoloji tarafından belirlenir, yönlendirilir. Çok önemli bir kurum olmasına rağmen, anayasada ‘resmi ideoloji’ diye bir kurum yer almaz. Vatandaşların, fiili olarak çok etkili bu kurumun bilincine varması istenmez.
Türkiye’de 1990’lara kadar başlıca üç konuda önemli düşün kısıtlamaları vardı. Sol düşünceler, komünizm propagandası, sağ düşünceler, şeriatçılık propagandası, Kürdlerle, Kürdçe’yle ilgili düşünceler Kürdçülük propagandası denerek baskı altında tutulurdu. Sol düşüncelere ve Kürdlerle ilgili düşüncelere şimdi, yürürlükten kaldırılmış, TCK 141-142 maddeler, sağ düşüncelere TCK 163. madde uygulanırdı.
12 Nisan 1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası, sol düşüncelerle ve şeriatçılık düşünceleriyle ilgi yasakları kaldırdı. TCK 141-142 ve 163. Maddeler yürürlükten kaldırıldı. Kürdlerle ilgili düşünceler konusunda ise, hem suç olarak kabul edilen fiillerin alanını genişletti, hem de bu fiillere verilen cezaları arttırdı. Sol düşünceleri de sağ düşünceleri de Kürdlere karşı kullanabilmek için önlemler aldı. Artık ifade özgürlüğünün sınırlanması konusunda, sadece Kürdler, Kürd, Kürdistan sorunuyla ilgili düşünceler kalmıştır. Nitekim, 141-142. Maddeler yürürlükten kaldırıldıktan sonra yeniden yayımlanan kitaplar bu sefer Terörle Mücadele Yasası, madde 8’e göre yeniden soruşturmalarla, davalarla, mahkumiyetlerle karşılaşmıştır.
Bugün, toplumsal, siyasal, kültürel, askeri mücadele sürecinde artık, Kürdler, Kürdçe, 50-60 yıl öncesinde olduğu gibi inkar edilmiyor. Ama anadilde eğitim gibi temel haklar hala kabul edilmiyor, baskı altında. Bu çerçevede, resmi ideolojinin eleştirilmesi, yine önemli olmaktadır.
* * *
Aydın olmanın temel koşulunun resmi ideolojiyi eleştirebilmek olduğumu vurgulamaya çalışıyoruz. Türk aydını için de Kürd aydını için de temel ilke budur. Ama günümüzde resmi ideolojiyi vareden temel sorun, Kürdler, Kürdçe olduğu için aydın kavramını hep, Kürd, Kürdistan sorunlarıyla birlikte ele almaya gayret ediyoruz.
* * *
Bugün, Kürd aydınlarını, ilerici-gerici, sağcı-solcu… şeklinde değerlendirmek anlamlı değildir. Ama, gerçekten Kürd olup olmadıkları, Kürd olmanın gereklerini yerine getirip getirmedikleri çerçevesinde değerlendirmek çok önemlidir. Tek kelime Kürdçe bilmeyen, konuşmayan, öğrenmek için de hiçbir girişimi çabası, heyecanı olmayan, ‘ben Kürdüm, solcuyum, komünistim, ama Kürd milliyetçiliğine karşıyım…’ diyen bir Kürd, aydın falan değildir. Böyle bir Kürdün Kürdçe’yi dert etmediği açıktır. Kürdçe’yi dert etmeyen bir Kürdün, kendine de Kürd toplumuna da hiç bir hayrı yoktur. Öyle bir solculuk, komünistlik, anlamlı da değildir. Kürdler elbette öncelikle, gasbedilmiş milli hakları, ulusal değerleri savunmak, bunu, günlük yaşamın önemli bir parçası haline getirmek durumundadır. Bu da milliyetçi bir tutumdur. Kürdler, Kürd milliyetçiliğini Türk solu gibi değerlendiremezler. Türk solunda bu konularda, anti-Kürd bir tutum olduğu açıktır.
Türk solu milliyetçi bir soldur. Ama Kürdlerdeki milliyetçi uyanışı frenleyebilmek, engelleyebilmek için, ta 1960’lardan beri, milliyetçiliği kötüleyen bir söylem geliştirmiştir. Gasbedilmiş bu temel haklarla ilgilenenler, Kürd dilini kültürünün gün yüzüne çıkarmak, günlük hayatın bir parçası yapmaya çalışanlar için, ‘İlkel milliyetçi’, ‘ilkel milliyetçilik’ kavramlarının üretildiği yakından bilinmektedir. Kürd milli uyanışını durdurabilmek, engelleyebilmek için üretilen diğer bir kavram da ‘her türlü milliyetçiliğe karşıyım!’ sloganıdır. Böylece, ‘Kendilerine Kürd diyenler, Türklüğe asimile olmalıdır. Ancak bundan sonra Türklerle birlikte yaşayabilirler. Asimilasyon için de her türlü yöntem uygulanmalıdır. ‘Irkçı görüşü’ ile ‘gasbedilmiş ulusal ve demokratik hakları savunmak, Kürdlerin hem hakkı hem de görevidir’ şeklindeki evrensel hak birbirleriyle eşitlenmiş, aynı kefeye konulmuş olmaktadır.
* * *
Kürdlerin, Kürdistan’ın bölünmesinin, parçalanmasının, paylaşılmasının ve bunun 1920’lerde, Milletler Cemiyeti döneminde, dönemin iki emperyal gücünün ve Yakındoğu’nun, Ortadoğu’nun iki köklü devletinin işbirliğiyle ve güçbirliğiyle gerçekleştirildiğinin bilincine varmayan bir sol, istenildiği kadar Marks’tan, Lenin’den, Stalin’den alıntılar yapsın, enternasyonalizmden söz etsin Kürd solu değildir. Burada, Marks, Lenin, Stalin alıntıları, Kürdler, Kürdistan konusunda hiçbir şeyi açıklamaz, sadece temel sorunu, temeldeki ana ilişkileri örtmeye, gizlemeye yarar.
Ta 1920’lerden beri, daha doğrusu, Cumhuriyet’den beri, devletin Kürdlerle ilgili temel politikasının Kürdçe’yi unutturmak, her alanda Türkçe’yi geliştirmek, Türkçe’yi egemen kılmak, Kürdleri Türklüğe asimile etmek olduğu besbellidir. Başta eğitim kurumları olmak üzere kamu yönetiminde, okullarda, sivil toplum kurumlarında, askerlikte, çarşıda, pazarda, camilerde, bu politikanın yaşama geçmesi için her türlü olanağın kullanıldığı biliniyor. Bu çerçevede, pazarda Kürdçe konuşan Kürd köylülere, para cezaları bile verilmiştir. Bu politikanın ve uygulamanın bilincine ulaşmak önemli olmalıdır.
Bu inkar ve imha sürecinin, Kürd olan, Kürd izi taşıyan her kurumun yok edilmesi, kütüphanelerde Kürdçe kitapların, gazetelerin ayıklanıp yakılması, katalogların değiştirilmesi, Kürdçe yer adlarının yasaklanması, Türkçeleştirilmesi, yeni doğan çocuklara Kürdçe isimler verilmesinin yasaklanması, caddelere, sokaklara, Kürdleri katletmiş, sürgün etmiş, Kürdleri aşağılamış generallerin, subayların isimlerini verilmesi… gibi yaptırımlarla sürdürüldüğü yakından biliniyor.
Bu sürecin, Kürdlere hakaret ederek, Kürdleri horlayarak, aşağılayarak, Kürdçe’yi yasaklayarak gerçekleştirildiği de çok yakından biliniyor. 12 Şubat 2022 günü artıGerçek TV’de, Alin Ozinian, Ali Duran Topuz’la, Alevilik, Kürdçe yasakları, ‘Kamber Ateş nasılsın?’, İpek Ateş… konularında bir söyleşi gerçekleştirdi. Bu söyleşide, Ali Duran Topuz, çok dikkate değer bir olay açıkladı. Ali Duran Topuz şöyle dedi: “1930’larda, devlet, aydınlar, Türkçe bile bilmeyen canlılardan söz ediyorlardı.” Dikkat edelim, “Türkçe bile bilmeyen insanlar’dan söz edilmiyor. ‘Türkçe bile bilmeyen canlılar’ denerek, Kürdler hayvan olarak nitelendirilmeye çalışılıyor, insan olmanın temel koşulunun, Türkçe bilmek olduğu vurgulanıyor.
Fırat Aydınkaya & Zozan Goyî, yine 12 Şubat 2022 günü, internet ortamında, Nazan Maksudyan’la yaptıkları bir söyleşiyi yayımladılar. Bu söyleşide, Nazan Maksudyan, Yahudiler, Ermeniler ve Kürdler hakkında şunları söylüyor: Bu dönemde Kemalist elit, Yahudileri ‘Gayri mütecanis ırk’, Ermeniler için ‘hakiki ırk’, Kürdler için, ‘Tanımlanamayan gayrı medeni halk’ söylemine yakın bir üslup geliştirmişti. (Türkiye’de Irkçılık Hakkında Konuşmak, Kurucu Şiddetle İç İçe Geçmiş Bir Tabu’ başlıklı söyleşi)
* * *
Kürdlere yaşatılan bu trajedinin diğer bir adı, Kürdleri seçimlik derslere mahkum etmektir. Kürdleri kendi ülkelerinde, seçimlik derslere mahkum etmek şüphesiz çok ağır bir yaptırımdır. Ama küçük de olsa bu olanaktan yararlanmak önemli olmalıdır. Seçimlik derslerde Kürdçe’ye başvuruları arttırarak bu olanağın genişletilmesi sağlanabilir.
Kürd aydını, bütün bu toplumsal, siyasal, kültürel süreçleri kararlı bir şekilde eleştirebilen bir kişidir.[1]

Kurdipedia ist nicht verantwortlich für den Inhalt dieser Aufnahme, sondern der Eigentümer. Gespeichert für Archivzwecke.
Dieser Artikel wurde in (Türkçe) Sprache geschrieben wurde, klicken Sie auf das Symbol , um die Artikel in der Originalsprache zu öffnen!
Bu makale (Türkçe) dilinde yazılmıştır, makaleleri orijinal dilinde açmak için sembolüne tıklayın!
Dieser Artikel wurde bereits 2,445 mal angesehen
Schreiben Sie Ihren Kommentar zu diesem Artikel!
HashTag
Quellen
[1] Website | کوردیی ناوەڕاست | zazaki.net
Verlinkte Artikel: 10
Artikel Sprache: Türkçe
Publication date: 28-02-2022 (4 Jahr)
Art der Veröffentlichung: Born-digital
Dialekt: Türkisch
Dokumenttyp: Ursprache
Inhaltskategorie: Geschichte
Inhaltskategorie: Report
Provinz: Kurdistan
Technische Metadaten
Artikel Qualität: 99%
99%
Hinzugefügt von ( سارا کامەلا ) am 09-10-2022
Dieser Artikel wurde überprüft und veröffentlicht von ( ڕاپەر عوسمان عوزێری ) auf 10-10-2022
Dieser Artikel wurde kürzlich von ( ڕاپەر عوسمان عوزێری ) am 09-10-2022 aktualisiert
Titel des Artikels
Dieser Artikel ist gemäss Kurdipedia noch nicht finalisiert
Dieser Artikel wurde bereits 2,445 mal angesehen
QR Code
  Neue Artikel
  Zufälliger Artikel! 
  Es ist für Frauen 
  
  Kurdipedische Publikationen 

Kurdipedia.org (2008 - 2026) version: 17.17
| Kontakt | CSS3 | HTML5

| Generationszeit Seite: 0.656 Sekunde(n)!